23 Temmuz 2015 Perşembe

Heykeller Bölüm - 2

Hava da taze çiçek kokusuna karışmış çiğ tanelerinin keskinliği vardı. Ağaçları saran ve onlara ayrı bir heyecan veren sabah meltemi üstlerinde dolaşıyor. Yaramaz bir çocuk gibi bir o yana bir bu yana neşeyle etrafta geziniyordu.

Köyümüzün içinden geçen ve ve iki kola ayrılan güzel bir nehir bulunmakta, bu nehrin kaynağı kuzeydoğusundaki yüce dağlardan gelen bereketli sulardı. Uzun bir yol kat ederek , önce dağlarla köyümüz arasında kalan içerisinde binlerce canlıya ev sahipliği yapan , köyümüz içinse her türlü ihtiyacını karşılayan Uykusuz Ormanından geçer. Ardından güzel ve huzur dolu köyümüzde iki kola ayrılır. bir kol batıya doğru uzanırken diğer bir kol ise güneye doğru yoluna devam eder.

Uykusuz Ormanı köy kurulduğundan bu zamana kadar doğal bir zenginlik olarak hayatlarına bolluk katmıştı. Köy halkı da buna her zaman şükran duyarak, ormana gereken saygıyı göstermişlerdi. Bir ev yapılacağı zaman ihtiyaç olan ağacı alırlarken yenisi içinde gereken ortamı hazırlıyorlardı. Aynı zamanda, köyde doğan her bir bebek için ormana yeni ağaç dikilirdi.

Benim için daha önceden kaç ağaç dikildi bu muhteşem ormana hiç bilmiyorum. Bildiğim tek şey duyduğum korku, heyecan ve bilinmeyendi.

Beni bu dünyaya getiren ve büyüten ailem, bildiğim her şeyi unutmam ve geçmişi hatırlamam için hazırlamışlardı.

Köyümüzün ruhani rehberi, köyümüzün ortasından geçen nehrin üzerine kurulmuş olan köprüde bekliyordu. Daha önce bir iki kez karşılaşmıştım kendisiyle, biraz kısa boylu, hafiften toplu ve her zaman gülen bir suratı vardı. Normal de öyle pekte ciddiye alınacakmış gibi bir hali de yoktu doğrusu. Ancak ailem ve tüm köy halkı büyük bir saygı ile kendisinden bahsetmişlerdir.

Söylendiğine göre bir keresinde köyümüze musallat olan bir canavarın karşısına çıkmak için Uykusuz Ormana girip 4 gece boyunca aramış ve onu yuvasında bulup büyük bir anlaşmaya ikna etmiş. Canavar da bir daha asla köyümüze görünmemiş. Söylendiğine göre ara sıra ormanın içinden  canavarın sesi duyulurmuş. Ancak herkes bilir ki rehberimiz sayesinde herkes güvenle uyuyabilirmiş.

Bugün üzerinde tören giysisi var. Koyu yeşil bir pelerin üzerine gümüş yazılar olduğunu tahmin ettiğim bazı şekiller var. Yüzü ciddi ama sıcak bir his veriyor. Beni gülümseyerek selamladı.

"Hazır mısın küçük dostum?" diyerek başımı okşadı. Annem ve babama dönerek baktım. Her ikisinin de gözlerinde mutluluk ışıltısı vardı. Anneme sarıldım sıkıca, bana "döndüğünde beni hatırlaman için bunu veriyorum." diyerek anlıma sıcacık bir öpücük kondurdu.
Babam ise bana uzun uzun bakıp "Seninle gurur duyuyorum oğlum." diyerek sarıldı.

Arkamı döndüğümde rehberimizi çoktan köprüden inmiş ve nehir boyunca yavaş adımlarla yürümeye başlamış olduğunu gördüm. Nedensiz ve anlamsız bir panikle hemen peşinden koşarak yanına geldim.

Kafasını çevirip bana baktı ve sıcacık gülümsemesi içimi bir kez daha rahatlattı.

Bugün doğum günüm, yeni hayatım için yanımda rehberim ile Uykusuz Ormana yürüyorum.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder